ÖTV'siz Araç Sahibi Olma Fırsatı! İşte 12 Model

Türkiye'deki araçların yaşı sürekli yükselirken, hurda araç teşvikleri yeniden önem kazandı. 2000 model ve öncesi araç sahipleri için yeni bir fırsat belirdi.

ÖTV'siz Araç Sahibi Olma Fırsatı! İşte 12 Model

Türkiye’deki araçların yaş ortalamasının artışı, hurda araç teşvikini yeniden gündeme getirdi. 2000 yılı ve öncesine ait otomobillere sahip olanlar, yeni bir fırsatla karşılaşabilir. Devletin, eski araçlarını trafikten çektiren bireylere ÖTV muafiyeti ile sıfır otomobil alma imkanı sunacağı öngörülüyor. Henüz resmi bir nitelik kazanmasa da bu düzenleme, otomotiv sektöründeki gelecekteki en önemli gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor.

Bu teşvikin amacı, çevre kirliliğini azaltmak ve yerli otomobil satışlarını desteklemek. Ancak sektör temsilcileri, uygulamanın ekonomik şartlar sebebiyle 2026 sonrası bir tarihe sarkabileceğini ifade ediyor.

Türkiye'deki Araçların Dörtte Biri Hurda Yaşında

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayısı 30 milyona yaklaşırken, bunların büyük bir bölümü 20 yaşın üzerinde. Ortalama araç yaşı ise 14,3 olarak belirlenmiş. Bu durum, trafikteki her dört aracın birinin teknik olarak hurda yaşı sınırına geldiği anlamına geliyor.

Bu durum, hem çevre hem de trafik güvenliği açısından önemli riskler taşımakta. Yaşlı araçlar daha fazla yakıt tüketmekte, daha yüksek karbon salınımı yapmaktadır ve mekanik arıza riski taşımaktadır. Hurda teşvik programı, bu araçların sistematik bir şekilde trafikten çekilmesini ve daha çevre dostu, güvenli modellerin kullanımına geçilmesini hedefliyor.

Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi durumunda, hurdaya ayrılan araç sahiplerine yerli üretim olan sıfır otomobillerde ÖTV muafiyeti sunulacak. Bu sayede vatandaşlar, hem ekonomik hem de çevresel bir avantaj yakalayacaklar.


Maliye Bakanlığı Dikkatli Davranıyor

Otomotiv sektöründe heyecan yaratan hurda teşvikine Maliye Bakanlığı temkinli bir yaklaşım sergiliyor. İstanbul Motorlu Araç Satıcıları Derneği (İMAS) Başkanı Hayrettin Ertemel, bu konudaki değerlendirmesinde devletin bütçeye ilişkin dengelemeler açısından dikkatli olmasının doğal olduğunu belirtti.

Ertemel, “Mevcut ekonomik durumda Maliye’nin hemen böylesi bir teşvike onay vermesi oldukça güç. Ancak sektör olarak bu düzenlemenin hem çevre hem de ekonomi açısından fayda sağlayacağına inanıyoruz. Türkiye yollarında çok sayıda eski araç bulunmakta ve bu durum güvenlik açısından büyük bir tehdit oluşturuyor” şeklinde konuştu.

Uzmanlar, hurda araç teşvikinin hayata geçirilmesinin otomotiv sektörünü değil, ayrıca yan sanayi, sigorta ve servis ağları açısından da hareketliliği artıracağını vurguluyor.

Erol Şahin: “2026 Öncesinde Olması Beklenmiyor”

Otomotiv analisti Erol Şahin, kısa vadede bir hurda teşvik programının beklenmemesi gerektiğini belirtti. Şahin, “Devletin yıllık 800 milyar lira civarında ÖTV geliri hedefi bulunduğundan, vergi kaybına yol açacak bir düzenlemenin hayata geçirilmesi pek olası değil. Seçim dönemlerinde sembolik açıklamalar yapılabilir, ancak kapsamlı bir teşvik paketinin 2026 yılından önce gerçekleşmesi zor görünüyor” dedi.

Şahin, teşvik söylentilerinin bazı fırsatçılar tarafından araç fiyatlarında oynama yapmak için istismar edilebileceği konusunda vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.

ÖTV'siz Satılacak Araç Modelleri Belirlendi

Planlanan teşvik sisteminin, Türkiye'de üretilen ve belirli bir yerlilik oranına sahip otomobilleri kapsamayı öngördüğü ifade ediliyor. İlk aşamada teşvikten yararlanabilecek modeller arasında Togg T10X, Toyota CH-R, Hyundai Bayon, Hyundai i20, Hyundai i10, Fiat Egea Sedan, Egea Cross, Ford Tourneo Custom, Ford E-Transit, Ford Transit, Fiat Fiorino ve VW Transporter gibi 12 model yer almakta.

Bu araçların çoğu, Türkiye'deki üretim hatlarında yerli iş gücü ile üretilmektedir. Bu durum, hem yerli sanayinin desteklenmesi hem de istihdamın artması açısından önem taşıyor.


Teşvikin Ekonomik ve Çevresel Faydaları

Hurda araç teşvikinin devreye girmesi, Türkiye ekonomisine çeşitli faydalar sağlayacak. Eski araçların trafikten çekilmesiyle birlikte karbon emisyonunun azalması, hava kalitesinin artması ve yakıt tüketiminin düşmesi beklenmekte. Ayrıca, otomotiv pazarındaki yeni araç satışlarının yükselmesi, vergi gelirlerinin orta vadede yeniden dengelenmesine olanak tanıyabilir.

Yerli üretimin teşvik edilmesi, yeni markaların büyüme hızını artırırken otomotiv yan sanayisinde de istihdam artışı bekleniyor. Uzmanlar, bu teşvikin özellikle orta gelir grubundaki bireylere ekonomik anlamda büyük kolaylıklar sağlayacağını vurguluyor.

2026 Yılına Gözler Dikti

Düzenlemenin 2025 yılı içinde yasalaşması beklenmese de, 2026 yılından itibaren yeni bir “Yerli Otomobil Destek Programı” çerçevesinde yürürlüğe girmesi olasılığı güçleniyor. Çevre dostu, yerli üretimi destekleyen ve eski araçları sistematik bir şekilde devre dışı bırakan bu proje, otomotiv sektöründe yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirilmekte.

Türkiye'deki milyonlarca araç sahibinin merakla izlediği hurda teşvik süreci, 2026'da hem çevresel dönüşümü hem de ekonomik canlanmayı beraberinde getirebilir. Şimdi ise gözler, bu kapsamlı programın Meclis gündemine ne zaman geleceğine çevrilmiş durumda.